Avuçlarımdan kimler geldi, kimler geçti

Kimler geldi, hayatımdan kimler geçti… Başlığı gören eski sevdalılarımdan bahsedeceğimi zannederek buraya gelmiş olabilir. Doğru! Sevdalılarımdan bahsedeceğim bu kez; ama biraz teknolojik :)

İki gün önce, değerli Blogger arkadaşım Sezer İltekin (Kelimelerbenim) kendisine gelen mim hareketini devam ettirerek “Dünden Bugüne Kullandığım Cep Telefonları” şeklinde okuması keyifli ve okuyucuya nostaljik bir an yaşatan yazı yayınlamış. Bloggerlar arasında yaygın olan “mimlenme” hareketinin bir gerekliliği olarak da, aralarında benim de bulunduğum en yakın blogger dostlarını mimlemiş. Bana da bu çağrıya hakkıyla cevap vermek düşüyor :)

Ben de sizlere bu yazımda bugüne kadar kullanmış olduğum cep telefonlarını listeleyeceğim. Genç yaşıma rağmen listem bi hayli kabarık :) Hatırladığım kadarıyla 12 farklı telefon modeli kullanmışım bu zamana kadar. Ama hissediyorum, unuttuğum bir model daha var…

Cep telefonlarını daha çok son yıllarda yoğun olarak iletişim, kamera ve müzik amaçlı kullanmaya başladım. Eskiden daha çok multimedia özellikleri cazip geliyordu bana. Herkesi tek tek işaretleyip bayram mesajı attığım, arkadaşlarımla komik mesaj paylaşımı yaparak komik mesajları taslaklarımda sakladığım yıllar geldi şimdi aklıma. Hatta komik mesaj atma konusunda daha yaratıcı olayım diye 1 TL’ye komik mesajlar cep kitapçığı aldığımı bile hatırlıyorum.

Peki ya polifonik melodilere ne demeli? Saçma sapan kodları yazarak, en sevdiğimiz şarkıların melodisini yakaladığımız o yıllar. 4a1 4a1 4a1 4a1 4- 8e1 8e1 8f1 8g1 8g1 8f1 8e1 4- 4- 4a1 4g1… O Türkçe melodileri o yıllarda kim piyasaya sürdü bilinmez ama onun bile kitapçığı çıkmıştı. İşte kodlamaya ilk olarak o yıllarda başladım :)

Nokia 5110

Nokia 5110

Ben tam olarak cep telefonuyla büyüyen kuşağa denk geldim. Benimle birlikte telefon sektörü de büyüyor. Okula başladığım yıllar babamın Sony Ericsson telefonunu eve ilk getirdiği zamanı hatırlıyorum. Turkcell’den de bir hazırkart almıştık ve açılacağı günü bekliyorduk merakla. O telefonu kullanmak nasip olmadı tabi :) Çünkü küçük çocukların telefon kullanması gereksiz görünüyordu ve hatta yasaktı o dönemde. Babamdan bana kalan ilk telefon Nokia 5110 oldu. Rengarenk ve cıvıl cıvıl. Bizde lacivert rengi vardı ve ikinci el olarak 50 TL’ye almıştık yanlış hatırlamıyorsam.

Bir keresinde ev kirasını yatırmak için komşu ilçemiz Güngören’deki bir Garanti Bankası şubesine gitmiştim. O sırada telefon çaldığında açmaya utanmıştım. Çünkü antenli bir modeldi ve o yıllarda antenli modeller demode olmaya başlamıştı. En son çare olarak elimle anteni tutarak bankanın ortasında konuşmuştum :)

Panasonic GD90

panasonic-gd90

Bir sonraki antenli model ise Panasonic GD90’dı. Kırmızı ekranı beni oldukça şaşırtmıştı. Çok da güzel zil sesleri vardı :) Ama hangi yıllar arasında kullandığımı bilmiyorum açıkçası.

Nokia 3310

Nokia 3310

Ve gerçek kahraman: 3310! Herkesin mutlaka bir kere bile olsun tuttuğu, dokunduğu ve hissettiği bir efsane. Yılan oyununun hayatımıza getirmiş olduğu yenilikleri söylemiyorum bile :) Operatörümüzün ekranımıza ücretli olarak koyduğu duvar kağıdı çılgınlığını da es geçmemek gerek.

Siemens A70

Siemens A70

Bu döneme kadar elime geçen en şık ve minimal telefon Siemens A70 oldu. Turuncu ekranı ve polifonik melodi özelliği beni cezbetmişti doğrusu. İçindeki kutu dizmeceli oyunu ve balon patlatmalı oyunu da unutamıyorum. Uzun bir süre eğlendiğim bir model oldu. Onu da bir akaryakıt firmasının puan biriktirme kampanyasıyla almıştık.

Kızılötesinin hayatımıza girmesiyle birlikte hareketli komik gif’ler paylaşma ve telefonları birbirine tokuşturarak içerikler gönderme yılları da başlamıştı ufaktan. Ama ben o döneme pek yetişemedim, yani uzaktan izledim denebilir.

Samsung E250

samsung_e250_renk

Samsung şimdilerde çok popüler olabilir, ama eskiden çok da iyi değildi. Ama ilk kez E250 ile patlama yaptı. Artık renkli ekranlara geçiş başlamıştı. Ve çılgınlar gibi E250 satılıyordu. Adam olacak çocuk o yıllarda ilk kez kendini göstermişti :)

Nokia 7610

Nokia 7610

Büyük ekranlara geçiş sürecinde Nokia bu kez de ilginç tasarımlar denemeye başlamıştı. Bunlardan en ilgi çekici olanı ise Nokia 7610’du. Onu da dayımın elinden büyük bir ısrarla almıştım :)

Nokia 5200

Nokia 5200

Kızaklı modeller biraz daha yaygınlaşıyordu. Kameralar iyileşmişti ve müzik dinlemek daha keyifli bir hal almıştı. Symbian işletim sisteminin de gelişmeye başlamasıyla Nokia harikalar yaratmaya devam ediyordu. Temaların kişiselleştirilebilir hal alması da yine en cazip özelliklerden.

Nokia 7230

Nokia 7230

Symbian’ın gelişmiş halleri oldukça şık görünmeye başlamışıtı gözüme. En son kullandığım Nokia modeli olan 7230 beni görsel açıdan da doyuruyordu. 3.2mp’lik kamerayı da es geçmemek gerek tabiki.

ANDROID DE NEYİN NESİ?

Samsung Galaxy Ace

Samsung Galaxy Ace

Sonra Android çıktı mertlik bozuldu. Şuan at ile koşturan bir teknolojik dalganın etkisine yakalandık. O zamanlar daha Android’in ne olduğunu bilmiyordum. Dokunmatik bir modele geçme isteğim beni Samsung Galaxy Ace’ye yönlendirmişti. Üniversite’ye yeni başladığım için bir ödül niteliğindeydi de ayrıca. O yüzden bendeki yeri ayrıdır :)

Android sistemiyle ilk kez Galaxy Ace ile birlikte tanışmıştım. Samsung’un harikalar yaratmaya başladığı döneme girmiştik. Google ile elele vererek pazarı alt üst ettiler diyebiliriz. Zamanla Android sistemini daha yakından tanımam ve yetersiz hafızanın getirdiği yavaşlık problemleri Android’i çile çektiren bir hale bürüyordu. En son Cyanogenmod’u kurarak telefonu root’lamaya kadar olan bütün teknik bilgilerle de tanıştım ve uyguladım. Ama nafile.

Samsung Galaxy Wonder

Samsung Galaxy Wonder

Hemen ardından hoş bir tasarıma sahip olan bir diğer Android model olan Galaxy Wonder’a geçmiştim. Fakat aynı yavaşlık problemleri peşimi bırakmadı. O yüzden Wonder ile olan ilişkim çok uzun sürmedi.

Samsung Galaxy S3 Mini

Samsung S3 Mini

Samsung S serisiyle yeni bir dönemi başlattı. Üniversite yıllarımda bütçe sıkıntısı yaşadığım için S3 modelini almaya param da yoktu açıkçası. O yüzden bir alt modeli olan S3 Mini’yi tercih etmiştim. Ayrıca saçmalıktır ki büyük ekranlara çıkmaya korkuyordum. Aynı yavaşlık problemleri S3 Mini’de de baş göstermeye başlayınca maymun gözünü açmaya başlıyordu.

Samsung Galaxy S4

Samsung Galaxy S4

Daha geniş ram hafızası ve daha gelişmiş Android sürümleriyle tanışmak için ilk kez S4’ü elime aldım. Aldığım sırada Note 3 de yeni çıkmıştı. Ama çok büyük ekran almak istemediğimden ve S4’ün temassız kontrol özellikleri daha cazip geldiğinden onu tercih etmiştim. Şuan hala Samsung Galaxy S4’ü kullanıyorum. Tabi bu sırada Android’de koşturarak gelişmeye devam ediyor.

Samsung satış politikaları nedeniyle Android 5 sürümünü sadece Rusya ve Hindistan pazarına dağıttı. Türkiye’ye kim bilir ne zaman gelir. Bu yüzden dayanamadım ve ben de Rusya’ya dağıtılan Android 5 sürümünü S4’üme yükledim. Yavaşlık sorunları bir nebze olsun azalmış oldu. Ve bu zamana kadar görmüş olduğum en başarılı Android sürümü olduğunu söyleyebilirim. O yüzden şuan oldukça mutluyuz :) Fakat o da biliyor ki Samsung yine rahat durmayacak ve daha iyisini satmak için eski modelleri rafa kaldıracak.

Samsung’un yeni bir emrine kadar S4 ile devam edeceğim. Geçtiğimiz günlerde açıklanan Galaxy S6 Edge de aklımı çelmedi değil. Ama tahmini satış fiyatını duyunca biraz geri çekildim. Kesin olmayan bilgilere göre yeni modelin 3200 TL civarı olacağı söyleniyor.

Dikkat ettiyseniz yazdığım yazı boyunca Apple markasının a sı bile konuya müdahil olmadı. Olamaz da. Çünkü Iphone bir telefon değil, markadır. İşletim sisteminde özgürlüğü severim, o yüzden Apple ürünlerini tercih etmemeye özen gösteriyorum.

Bu arada sektörde beni en çok üzen olay ise Nokia’nın değer kaybetmesiydi. Fakat dünyaya iyi bir ders niteliğindeydi! Çünkü inovasyon yoksa, ölmeye mahkumsunuz.

Bu dolu dolu yazıda sizi biraz eski günlere götürdüm. Uzun oldu biliyorum ama akıcı bir şekilde sonuna kadar okumuşsunuzdur diye umut ediyorum. Ben de bu mim çağrısının daha fazla yayılması adına değerli Blogger dostlarım Funda, Caner, Sefa ve Sami‘yi bu zamana kadar kullandıkları telefon modellerini anlatmaları için mimliyorum :)

Bir başka mim çağrısında görüşmek üzere.



Yorum bırakın