Aynur Doğan “Hevra” dedi, ama…

YAZAR: - Kategori: Beyin Fırtınası, Müzik
30 Aralık 2013 - 05:22 - 5 Yorum
Share on Facebook12Tweet about this on Twitter12Share on Google+5Share on LinkedIn1Pin on Pinterest0Digg thisShare on Reddit0Share on StumbleUpon0Share on Tumblr> Bu yazıyı paylaşın
Aynur Doğan - Hevra

Aynur Doğan – Hevra

Belki duyan vardır, duymayan vardır. Modern Kürtçe müziğin önemli isimlerinden Aynur Doğan, Kürtçe ve Türkçe şarkıların bir arada bulunduğu “Hevra“, yani Türkçe karşılığıyla “Beraber” isimli albümünü çıkardı. İspanyol bir müzisyen ile çalıştığı albümünde insanı alıp götüren şarkılar yer alıyor.

Albümü ilk kez dinlememin ardından melodilerin üzerimde bıraktığı duygunun etkisinde gecenin son saatlerine doğru bunları yazıyorum aslında. Az önce de sosyal medya hesaplarımdan şunu yazmıştım: “Kürtçe bilmediğim halde şarkıların ezgisine bayıldım. Bizi birleştirebilecek tek şey müzik belki de ‘Hevra‘ ”

Evet, belki de bizi birleştirecek tek şey müzik. Albümü dinlerken bütün ideolojilerden uzak bir ülkede yaşarmış gibi, sadece müziklere odaklandım. Zaten Kürtçe‘ye karşı özel bir tavrım da yok. Herhangi yabancı bir dilden tek kelime öğrenmek bile bizi nasıl mutlu ediyorsa… İşte tam da öyle ve aynı!

Melodilerdeki o Anadolu kültürünü derinlerde hissettikten sonra dedim ki: Evet, biz aslında beraberiz. Her şeyimiz bir…

Gençliğime verin! Size burda siyaset ne yazık ki yapamıyorum. O bilgiye sahip değilim. Konuyla ilgili tek bildiğim canımdan çok sevdiğim en yakınımdaki Kürt arkadaşlarımla olan dostluğum ve canım ülkem Türkiye‘m.

Son günlerde ülkedeki hakim siyasi olaylardan o kadar bunaldım ki… Yurtdışına çıkma, barış ve huzur dolu bir ülkede yaşama hayalleri beynimi esir aldı. Gerçekten bu ülkeden çekip gitsem içim rahat edecek miydi? Son aylarda kalbi belirli aralıklarla yara alan doğduğum şehrim İstanbul‘umun gözyaşları dinecek miydi? Soruma cevap vermem zor olmadı: sadece gerçeklerden kaçmak zorunda kalacaktım. Bana bu günlerin sona ereceğini, bu topraklarda beraber yaşayan bu iki halkın barış içinde yaşayacaklarının teminatını biri verse ne olurdu ki?

Aynur Doğan‘ı işin esasında tanımıyordum, bu albümden sonra biraz araştırdım; karşıma gelen ilk içerik Caz Festivali‘nde protesto edilmesiydi. Sözlükleri okudum; “Biz oraya türkü değil, caz dinlemeye gittik” yazmış. Hemen Türk milliyetçiliğim kabardı, “Evet, dedim! Orası caz festivali, türkü ne alaka? Hadi türkü oldu diyelim, Kürtçe neden?”

Bize bu duyguları aşılayan her kimse, ona helal edecek bir hakkım yok aslında. Ne kadar da tahammülsüzüz bu dile… Kelimesini duyduğumuzda bile aklımızdan 50 tane şey geçiyor. 3 renk, bir yıldız, bir poster geliyor mesela ilk olarak aklıma. Bize bunu empoze eden kim? Yaşama görevimizi yerine getirmek amacıyla geldiğimiz bu dünyada biz neyin savaşını veriyoruz Allah aşkına?

Eğitimsizlik en büyük sorun aslında. Babadan oğula geçen ideoloji sistemiyle gelip gidiyoruz. Bir anda büyüyoruz ve karmakarışık bir ülkeyle tanışıyoruz bu topraklarda. Kimse neyin ne olduğunu bilmiyor. Ailemiz ne ise, biz de onu düşünüyoruz ilk başta. Doğuda olanlar abilerinden gördüklerini uyguluyor, batıdakiler de farksız sayılmaz. Bebeklikte saf ve temiz bir şekilde büyüyen bedenlerimiz, ne oluyor da bir anda değişik duygulara bürünüyor? Aralarında kitapla tanışan ve kendini geliştirenler neyin ne olduğunu kendi çabalarıyla öğreniyor ve kendine yol çiziyor. Esasında sağdan soldan çeşitli bilgiler alarak, kendi siyasi görüşümüzü tamamlamaya çalışıyoruz. Bunu yapabilenler şanslı, bir de yapamayarak başkalarının düşüncelerinin esiri olanlar var. Belki de Türkiye‘nin özeti budur, kim bilir?

En son Aynur Doğan demiştim, Kürtçe deyince yazı nasıl da değişti gördünüz mü? Hepimizin içinde bir şeyler gizliymiş aslında. Hepimizin bir derdi varmış da içimizde tutuyormuşuz.

Şu son satırlarımda arkada bir ağıt çalmaya başladı. Ne dediğini anlamıyorum. İnternetteki çevirilerde şarkıların içeriği aşk diyor, sevgi diyor. Albümdeki favori şarkım Min Digo Melé‘nin anlamı da, eğer doğru baktıysam, “Meleğim” demekmiş.

Ne güzel bir albümmüş ki, bana bu satırları yazdırdı. Billur gibi bir ses, biraz İspanyol ezgileri ve dolu dolu Anadolu’m var içinde. İçinde ben varım!

AYNUR DOĞAN 2013 – HEVRA / DİNLE

Share on Facebook12Tweet about this on Twitter12Share on Google+5Share on LinkedIn1Pin on Pinterest0Digg thisShare on Reddit0Share on StumbleUpon0Share on Tumblr> Bu yazıyı paylaşın

Etiketler: , , , , , , , ,

Yorum bırakın! (Artık adınızı ve mail adresini yazmak zorunda değilsiniz)

  1. Ön yargılar bitmek bilmiyor efendim. İnsanlar karşılıklı olarak birbirlerini anlamamak için ısrar ediyor, direniyorlar adeta. Yazık değil midir ? Küçücük çocuklar sokakta oyun oynaması gerekirken başka şeylere yönlendiriliyorlar. Başka bir kesim de onlar zaten terörist diyor. Günümüz Türkiye’si neden bu halde? sorusunun cevabı zihnimizde net bir şekilde beliriveriyor.


Loading Facebook Comments ...

No Trackbacks.


Giresun Blog

Tavsiye Yazılar

QR KOD

Fozdemir QR Code



Markalar

Obeziteyle Baş Etmek Zor Değil

Ama o kadar yaygınlaşmış durumda ki, bu sendroma yakalananların sayısı sadece ülkemizde değil tüm dünyada hızla artıyor.

Devamını okuyun
İstanbul

Vialand Tema Park Yeni Sezon İçin Kapılarını Açtı, Dünyanın Eğlencesi Başladı!

120 bin metrekarelik alanda kurulu, 30 eğlence ünitesi ve 15 bin kişilik kapasitesiyle VIALAND Tema Park, 7’den 77’ye her yaşa sınırsız eğlence sunuyor.

Devamını okuyun
Markalar

Mutlu Anlarınızı Kayakapı Premium İle Taçlandırın

Nevşehir ve Kayseri illeri arasındaki ovada şekillenen peribacalarındaki Kayakapı otelinde balayı ve en özel anlarınız için kayakapı lüks ve romantik bir konaklama imkânı sunmaktadır.

Devamını okuyun
Fozdemir

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.

DESIGNED BY FATİH ÖZDEMİR