Bir gün Onur Air’de rötarsız yolculuk yapacak mıyım?

Bir havayolu şirketi ve Blogger hesaplaşmasına daha hoşgeldiniz. Kalitesiyle övünmeye çalışan havayolu şirketlerinin en korkulu rüyası olmalı bir seyahat bloggerini kızdırmak! Tam kapsamlı bir seyahat bloggeri olmasam da takipçi kitlemin çoğunluğu sürekli seyahat eden insanlardan oluştuğu muhakkak.

Hep güzel şeyleri anlatacak değilim. Biraz da hayatımızı yavaşlatan, zamanımızdan çalan ulaşım şirketlerinin sorumsuzluğunu göstermeliyim sizlere. Yazımızın kahramanı: Onur Air

Giresun’da bulunduğum üniversite yıllarımda Türkiye’nin denizin üzerine kurulan ilk havalimanı olan Ordu-Giresun Havalimanı henüz faaliyete geçmediği için sık sık Trabzon Havalimanı üzerinden yaşadığım şehir İstanbul’a uçuyorum. Aylar öncesinden bilet alarak riske giremediğim için bu işlemi genelde son aylara bırakıyorum. Uçuşa yakın Türk Hava Yolları biletleri öğrenci bütçesine göre biraz pahalı geldiği için genelde daha uygun alternatif olan Onur Air’i tercih ediyorum. (ediyordum)

Geçtiğimiz yıl Atatürk Havalimanı’nda bizi 2 saat boyunca bekleten Onur Air, Trabzon’a geç indiği için Trabzon-Giresun arası aldığım otobüs biletimin de yanmasına sebep olmuştu. Bundan dolayı akıllandım ve bu uçuşumda erkenden otobüs bileti almadım. İyi ki de öyle yapmışım!

Onur Air firmasının rötarları ve yalanları yüzünden toplam 7.5 saat süren İstanbul-Giresun yolculuğumun hikayesine başlangıcından başlayalım;

Geçtiğimiz ay gidiş-dönüş İstanbul-Trabzon arası Onur Air firmasından uçak bileti aldım. Trabzon’dan İstanbul’a gidişim sorunsuz oldu, bu konuda haklarını yemek istemiyorum. Asıl mesele dönüşümdeydi.

2 Mart Günü 15:10’da kalkması gereken 8Q82 sefer sayılı İstanbul Atatürk Havalimanı > Trabzon Havalimanı uçağının yolcuları, günlük güneşlik havada gelen “uçağımız 1 saat 20 dakika rötar yapmıştır” anonsuyla birlikte çılgına döndü. Daha sonra yetkililer rötarın sadece 20 dakika olacağını ve kapı numarasının değişebileceğini müjdelediler. Ardından 112 olan kapı numarası 109 olarak değiştirildi ve yeni geçiş kapısının önünde beklemeye başladık.

Gecikmenin bahanesi ise hazır: “Uçağımız bir önceki uçuşundan geç geldi” – Banane?

Kapıda beklediğim sırada; ben bilet alırken bas bas bağıran ve bana 3,5 TL fark ödettirerek Nitelikli Bilet aldıran Onur Air’in çağrı merkezini aradım. Çağrı merkezi ise başka bir numara vererek “Nitelikli Bilet Çağrı Merkezi”ne yönlendirdiler. Buraya geçmeden önce nitelikli bilet hakkında size bilgi vermek istiyorum.

Nedir bu nitelikli bilet?

Onur Air’e göre Nitelikli biletin tanımı tam olarak şöyle;

İnsanlık hali; Uçağınızın kalkış saatine yetişemeyip uçuşunuzu kaçırabilirsiniz… Belli mi olur; Hastalığı var, beteri var! Siz veya ailenizden birinin karşılaşacağı böyle bir olay nedeniyle uçuşunuzu iptal etmek zorunda kalabilirsiniz… Olmaz ya; Uçağınız rötar yapabilir, tarifeli seferiniz iptal edilir veya uçağınız başka havalimanına inmek zorunda kalabilir…

Artık, sadece 3,5 TL’ye satın alacağınız “Nitelikli Bilet Uygulaması” ile bunların hiçbirini dert etmeyeceksiniz. 

Üstelik şöyle de bir tablo eklemişler web sitelerine;

Onur air nitelikli bilet

Ne güzel değil mi? O kadar dürüstler ki uçak rötar yaparsa saat başına tazminat ödeyecekler (!) Kulağa hoş geliyor, ama sizin önünüze ısıtılarak konulduğu gibi değil olay. Bu tabloya baktığınızda herhangi bir gecikmede tazminat alabileceğiniz yazıyor. Fakat ufak bir detay daha var! Çağrı Merkezini aradığım an böyle bir detayın olduğunu öğrendim. Sayfanın altında uzunca bir sözleşme bulunuyor. Bu sözleşmenin ortalarında küçücük bir yere “4 saat sonrası rötarlarda saat başına 50 TL tazminat ödenecektir” diye bir not iliştirmişler. Neden daha görünür bir yerde yazmıyor bu detay? Çünkü o maddeyi bu yukarıdaki tabloya eklerlerse, kim fazla para vererek nitelikli bilet alır ki?

Van Depremi sırasında Facebook sayfamızı beğenen kişi başına depremzedelere yardımda bulunacağız diyen firmadan da anca bu beklenir zaten! Çok zekiler maşallah.

Boş yere aldığımız nitelikli biletten umduğumuzu bulamadık. 15:10’da uçması gereken ve 20 dakikalık rötar veren uçağa 15:45 gibi giriş yaptık ve yerlerimizi aldık. Bizden sonra Trabzon’a uçmayı planlayan THY uçağı bile havalandı, ama biz hala olduğumuz yerde bekliyorduk. Sonra yeni bir anons daha geldi! Bir yolcu uçmaktan vazgeçmiş. Bavulunu aradıkları için beklemek zorundaymışız.

Onur Air

Onur Air

Bunu duyunca iyice çileden çıkan yolcular hosteslerin küçük Kent marka bayram şekeri ikramıyla çocuk avutulur gibi avutuldular. Saat 16:10 oldu ve yine bir hareketlilik yok. Ne bavulmuş arkadaş, saatlerce bulunamadı gitti! Uçağın içinde oturduk bekliyoruz. Hostesler aldıkları eğitimin hakkını verircesine güleryüzle “Güvenliğiniz için beklemek zorundayız, sivil havacılık kuralları gereği böyle olmak zorunda” şeklinde açıklamalarda bulundu. Yüksek ücretle satılan küçük sular bile ücretsiz verilmeye başladı. Halbuki yan tarafta bizden önce Trabzon’a yola çıkan THY yolcuları, uçak içinde yemeğini yemiş, suyunu içmiş, ikramını almış ve binlerce feet yukarda bize el sallıyordu!

Uçakta bir yolcu “Nitelikli Bilet aldım, 1 saat oldu, nasıl bir işlem yapacağım, tazminat ödeyecek misiniz?” diye sordu. Aldığı cevap çocuğu dumura uğrattı :) Çok şükür ki ben o şoku birkaç dakika önce yaşayıp atlatmıştım.

Saat oldu 16:20, motorlar ufaktan çalışmaya başladı. 16:30 gibi Atatürk Havalimanı pistinde kalkış için sıraya girdik ve uçmaya başladık. Ne tesadüf ki ilk başta söyledikleri gibi tam tamına 1 saat 20 dakika sonra havalimanından kalktık. Hatırlarsanız tepkilerden çekinip 20 dakika rötar olacak demişlerdi. Tesadüf olduğuna inanmak istiyorum. Ama içimden bir ses tepki çekmemek için bavul arama yalanını uydurdular diyor.

Ardından başarılı bir şekilde Trabzon Havalimanı’na iniş yaptık yapmasına, ama bir sürpriz daha bizi bekliyordu. Saat 18:00’da Trabzon – Giresun arası sefer yapmayı planlayan Havaş servis firması, bize bir iyilik yapmış ve rötarımızdan dolayı beklemiş biraz daha. Tabi bu sırada Havaş servis aracı, servis olmaktan çıkıp, adeta Metrobüs’e dönmüş. Kocaman otobüste yer olmadığı için onlarca yolcu Giresun’un Görele ilçesine kadar ayakta seyahat etmek zorunda kaldık.

Uçağa binmek için saat 13:00’da çıktığım evimden Giresun’a vardığımda saat 20:30’u gösteriyordu. Yaklaşık 7:30 saatte İstanbul’dan Giresun’a gelebildim. Aynı yolculuğun otobüs ile (molalarla birlikte) 15 saat sürdüğünü de hatırlatmak isterim.

Bir daha Onur Air’i tercih eder miyim bilmiyorum. Ama yeni havalimanımız Ordu-Giresun Havalimanı açıldıktan sonra kaliteyi, yani Türk Hava Yolları’nı tercih etmeye çalışacağımdan emin olabilirsiniz. Bu yazımı da ironik bir şekilde “Ekstrem Deneyimlerim” kategorisine yerleştirmeyi de ihmal etmeyeceğim!

Giresun



5 Comments

  • Sen simdi boyle yazmışsın ya :)keşke biraz araştırsaydın.banane dediğin seyleri bütün havayolları sirketleri yapıyor.bir gunde tek bir ucak bir cok sefere gonderilir.2.turk hava yollariyla onur air mukayese edemezsin.ilki devletin havayolu iceride ikram ucretsiz neden bilet fiyatina bakarsan anlarsin.kule inis kalkis icin onur airi defalarca bekletirken turk hava yollarini bekletme gibi bir luksu yok.ayrica sivil havacilik kurallari geregi bir yolcu ucustan vazgectigi anda buyuk sıkıntı.o valizi neden hemen bulamamışmışlarmış:)sen hayatında hiç uçak kargosu gördünmü?orası tahmin edemiceginden büyük 200 yolcu sesen carpı 2 400 bagaj.keske seni indirselerdi sen bulsaydın yolcu bagajını.ataturk hava limani gibi cok kucuk bir alanda 1 saatlik rotar cerez.aslina o bilet fiyatina bazi yolcularin ucaga binmesi bile mucize.simdi sana sorarım blogger belli yazı yazmayı cok seviyorsun cokda takipcin var ama bence bi arastır sorgula birseyi yazarken en azından bilgi sahibi ol ondan sonra yaz hadi kolay gelsin;)

  • Senin gibi dingiller daha dün rötar ne onu bile bilmiyordu.Bugn gelmis roman yaziyor buraya:D sonradan gormeler.ucak bileti alıyorsan her türlü gecikmeyi göze alacaksin kardeşim. Bi önceki seferden geç gelmiş bananeymis.Beyninizin icinde saman var sizin ya

    • Hakkını arayan birine dingil diyen andavalli, keşke kafatası boşluğun da biraz elektiriklenme olsada düşünebilme evrimine girebilsen. Adam sonuna kadar haklı, hem şikayetinde hemde serzenisinde. Senin gibi ne olursa olsun haklı zihniyetleri yüzünden gelismiyor bu havayolu şirketleri.

Yorum bırakın