Erkay Yavuz Röportajı

Erkay Yavuz

Erkay Yavuz

Ödüllü oyun Lacivert Gölgeli Adamlar oyununun başrol oyuncularıyla yaptığım röportajlardan bir diğeri olan Erkay Yavuz röportajında başarılı oyuncu hakkında bir çok detayı öğrenebilirsiniz.

Şubat 1980’de Üsküdar’da dünyaya gözlerini açan Erkay Yavuz’un aslen memleketi Elazığ. İşletme mezunu olmasına rağmen Büyükşehir Belediyesi Gösteri Sanatları Merkezi’nde 4 yıl boyunca tiyatro ve yönetmenlik eğitimi de alan Erkay Yavuz ile yaptığım röportajın detayları;

-Nasıl bir kişiliğe sahipsiniz?: Genelde sakin bir görünümüm vardır olaylar karşısında soğuk kanlı olurum hep. Mesleğim çok stresli panik yaparak bu stresi ikiye katlayacak kadar deli değilim :)

-Tiyatro Hayatınıza Nasıl Başladınız?: Futbol oynadım yıllarca adeta gençliğimi verdim kaleciydim üstelik yağmur çamur… En verimli yaşlarımı iki direk arasında geçirdim. İnandığım bir işti bu ama sadece işe inanmak yetmiyor etrafınızdaki kimselerinde inandırıcı sözünün eri olması gerek aksi taktirde sizi yolda bıraktıklarını görüp çantayı atıp çıkabilirsiniz Ben de öyle yaptım. İyiki de yapmışım. O dönem işsiz kaldım. Bütün arkadaşlarım şehir dışına okumaya gitti. Üstüne bir de yalnızlık eklendi. Akabinde kriz patladı, iş yok. Bir spor salonunda temizlik işçisi gibi bir şey oldum.Sonra bir baktım, hocalık da yapıyorum aynı yerde. Ama mutlu değildim. Bir Pazar tesadüfen Altunizade Kültür Merkezi’ne girdim. Ne var burada diye giriş o giriş, hiç aklımda yokken tiyatroya başladım.

-En sevdiğiniz tiyatrocu ve nedeni?: Ustam Hasan Nail Canat elbette. Çok güzel bir yüreği vardı sayesinde bu işi benimsedim ve meslek sahibi oldum.

-Örnek aldığınız kişiler var mı?: Ustamı örnek aldım. Bir de babamı tabi ki

-Tiyatro ile aranız gibi müzik ile de aranız var mı ? Ne tür müzik dinlersiniz?: Müzikle aram iyidir elbette müziksiz olmaz ya. Zuhal Olcay, Sezen Aksu değişmezlerimdir.

-İzleyicilerin Sizi Yeteri Kadar Tanıdığına İnanıyor musunuz?: Yeteri kadar tanımıyorlar maalesef henüz televizyon çocuğu olamadım ben sürekli tiyatro sahnesindeyim buna rağmen yolda önümü kesen çok kişi oldu oyunlardan tanıyan , severek izliyoruz diyen.

-Dizi & Sinema Projeleriniz Var mı?: Birçok dizide rol aldım . aynı zamanda senaristlik de yapıyorum. Eyüp Bolat’la yazdığımız ve oynadığımız 46 numara isminde çekilmiş bir 90’lık TV filmimiz var yakında izleyeceğiz Allah’ın izniyle ( her türlü rol itina ile oynanır ) hazırlamakta olduğum projelerde var bakalım olursa haberleşeceğiz.

-Bu zamana kadar kurucusu olduğunuz veya çalıştığınız tiyatro grupları neler?: Ustamın tiyatrosu olan Adım sahnesinde başladım. Kendisi rahmetli olunca birkaç arkadaşla Tiyatro Bizbize’yi kurduk sonrasında ben tek başıma ilerlemek istedim ve Tiyatro Yansıma’yı kurdum.

-Bu zamana kadar oynadığınız birçok tiyatro vardır mutlaka ama size göre en önemlileri nelerdir veya hangi oyunlarda oynadınız diye mi sormalıydım ?: Birçok oyunda görev aldım elbette. Ama benim için önemli yeri olan ilk yazdığım oyunum “Demedim mi?” isimli komedi oyunumdur. Rahmetli Ustam Hasan Nail Canat’ın müthiş desteği ile yazdığım bir oyundu sağ olsun ustam da bu oyunda ağa rolündeydi ve oyunun da baş rolüydü on altı kişilik dev bir kadroyduk Onun haricinde görev aldığım Fehim paşa konağı, Tahir ile Zühre, Satılık Daire, Metropol ve Kadın, Aynalar yolumu kesti, Fatih, Sağır duymaz uydurur, Tarçın Bey evleniyor, Nerde o günler, Deli Dumrul, Lacivert gölgeli adamlar… Şuan aklıma gelenler bunlar

-Bu zamana kadar Lacivert Gölgeli Adamlar, Tarçın Bey Evleniyor ve Pusuda adlı tiyatrolarınızı izleme fırsatı buldum. Bu oyunlarda hep tüfekle psikolojik hesaplaşmayı konu almanızın özel nedeni var mı?: Özel bir nedeni yok, olması gerektiği için kullanıyoruz. Yoksa sempati duyduğum bir eşya olamaz asla oyun harici elimi bile sürmem korkak avadanlığıdır silah. Kendine güvenen insan silaha başvurmaz oyunda silaha başvuran karakterlerimiz de kendine güvenen sağlıklı düşünen karakterler değil zaten.

-Tiyatro sektörü istenilen seviyede midir?: Tiyatro sektörü eskiye nazaran iyi bir yerde kültürel faaliyetler eskiye nazaran daha fazla ama elbette istenilen seviye bu değil isteriz ki her yerde tiyatrolar oynansın her ilde her ilçede her köyde insanlar tiyatro seyretsinler çocuklar görsel eğitimden de faydalansın ama maalesef günümüz koşullarında bir noktadan sonra tıkanıyor imkanlar sahne olmuyor ödenek olmuyor sponsor sıkıntısı var hele ki biz özel tiyatroyuz her şeyimizi kendimiz yapıyoruz dekorumuzu müziğimizi kostümümüzü gelin görün ki ne bir ödenek aldık nede sponsor bulabildik.

-Tiyatrocu olmak isteyen gençlere öneriniz nedir?: Nacizane önerim olabilir daha 29 yaşındayım. Salt yetenek sizi bir yere kadar idare ediyor bunun haricinde çok çalışmamız gerek diyafram diksiyon ve vücut egzersizlerini mutlaka uygulamalıyız en önemlisi tiyatrocu olmak için bu işin eğitimini almak zorundasınız sanat okulu veya konservatuvar neyse . bunlar olmadan anca heveskar olursunuz aksini düşünmek çok zorlu uzun dikenli taşlı bir yolda yalın ayak koşmak gibi geliyor bana he bide en genişinden kese kağıdı alsınlar bol bol. gişeden para geldiğinde sığdıramazlar maazallah olmaz öyle elde görünmesin.

-Bir tiyatrocu gözüyle, Fozdemir’i nasıl buluyorsunuz?: Çok başarılı buluyorum, renkli bir site ve gayet güzel . Çok teşekkür ediyorum ayrıca dar bir çerçeveden bakmıyorsunuz. Sadece popüler medyatik ekipleri hedef almayışınız yaptığınız işe saygıdan olsa gerek diye düşünüyorum

-Eklemek İstediğiniz Son Kelimeler: Saygılar sunuyorum size umarız bir faydamız olmuştur.

BENDE KATILIMINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM.! :)

ERKAY YAVUZ RÖPORTAJI

FATİH ÖZDEMİR – 2009




dedicated-server

Yorum bırakın